– TUTUMLAR VE KURALLAR
Facebook Twitter YouTube
Home Anaokulu TUTUMLAR VE KURALLAR
formats

TUTUMLAR VE KURALLAR

Tarih 01 Mart 2018, yazar içinde Anaokulu.

ÇOCUKLARA KURAL KOYMA

Çocuğa kural koyarken, her zaman için şu sorunun sorulması gerekir: “Benim belirlediğim bu kural ve uygulama çocuğun gelişimine katkıda bulunuyor mu, bulunmuyor mu?” Çocuk, kendisi için neyin gerekli, neyin daha yararlı ve önemli olduğunu başlangıçta bilemez. Çocukların kişilik gelişimlerinin ilk dönemlerini tamamlayana kadar çeşitli düzenlemelerle hayatlarını güvenli hale getiren ebeveynlere ihtiyaçları vardır. Anne-babalar birtakım kurallar ve sınırlar koyarak çocuğu korumak ve kendisine zarar vermeden iyi alışkanlıklar geliştirerek sosyal uyum için gerekli becerileri kazandırmak durumundadırlar. Çocuğun hayatla ilgili birçok şeyi öğrenmesi ve kendi kendine yetecek hale gelmesi hem anne-babanın doğru yönlendirmesini hem de çocuğa fırsat vermesini gerektirir.

Her anne baba, kurallara uyan toplum içinde uygun davranışlar sergileyen çocuk yetiştirmek ister. Bu nedenle çocuklara uyması için birçok kural koyar; ama bu kuralların neden konduğu, kurallara ne şekilde uyulacağı, uyulmazsa karşılaşacağı sonuçlar çocuklara açıkça belirtilmez. Buna rağmen kurala uymayan çocuk cezalandırılır. Çocuk neden dolayı ceza aldığını anlamazsa ya da bu durum ona açıklanmazsa da cezaya karşılık verir ve davranış problemleri ortaya çıkar.

ÇOCUKLAR İÇİN KURALLAR NE ANLAMA GELİR?

Çocuklar yaşadıkları dünyanın kurallarını anlamaya ihtiyaç duyarlar. Onlardan ne beklendiğini, ne kadar ileri gidebileceklerini ve ileri gittikleri zaman neler olacağını, yani kendi sınırlarını bilmek isterler. Çocuklar sınırlara ihtiyaç duyarlar. Çünkü sınırları belirlenmiş bir dünyada kendilerini güvende hissederler.

Sınırları olan bir çevre, çocuğun kendisi ve dış dünya hakkında bilgiler edinmesine yardımcı olur.

Hayatımızda olup biten her şey tamamen bizim istediğimiz gibi olamaz. Bizim isteklerimiz olduğu gibi, başkalarının da istekleri vardır, düşüncesini benimserler.

Başkalarını düşünmek demek, aynı zamanda kendini düşünmek demektir. Başkalarının haklarına saygı gösterildiğinde, kendi haklarına da saygı gösterilmesini beklerler.

Kurallar herkes içindir ve herkes kurallara uymak durumundadırlar.

KURAL KOYARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

İlk olarak ‘’Çocuğumu ne kadar iyi tanıyorum’’ Çocuğum herhangi istenmeyen bir davranışı yaptığında aklından neler geçiyor? Soruları cevaplanmalı.

Uygulanacak kural aile bireyleri tarafından ortak belirlenmeli. Belirlenen kuralların bir form ya da sözleşme haline getirilerek, aile bireylerinin imzalamaları sağlanırsa, kurallara uyma sorumluluğunda artış gözlemlenebilir.

Tutarlılık konusunda önemli bir nokta kuralın her zaman geçerli olmasıdır. Eğer bir kural bazen uygulanıyor, bazen esnetilebiliyorsa bu çocuk için kafa karıştırıcı bir mesaja dönüşebilir. Başlanan ve yarım bırakılan kural ve sınırlar çocukların anne babaya olan güvenini sarsar ve anne babanın yetkinliğine gölge düşürür. Bu tip bir uygulama ile çocuk, evde verilen sözlerin yerine getirilmediğini öğrenir.

Kurallar her zaman anlaşılır ve net olduğu sürece çocuklar için anlamak ve izlemek daha kolay olur.

Kurallar aynı zamanda ebeveyn ve çocuk ilişkilerini tanımlar. « Burada yetkili olan kimdir? Ne kadar ileri gidebilirim? Çok ileri gidersem ne olur? » gibi soruların cevaplarını çocuklar çizilen sınırlar ve koyulan kurallar sayesinde bulunur.

Çocukların yaş ve gelişim dönemleri birbirinden farklı özellik taşıyacağı için kural koyarken çocuğun yaşına ve gelişimine göre olmasına özen gösterilmelidir.

Okul öncesi dönem çocuğunda kural bilinci çok açık ve net değildir. Kurallara uyulduğu ya da uyulmadığında ne olacağı konusunda açıklık getirilmelidir.

Kurallar koyarken anahtar noktalardan biri anne ve babanın çocuğa model olmasıdır. Belirlenen kurala öncelikle kuralı koyan kişilerin uyması gerekir. Örneğin çocuğunuza yatmadan önce diş fırçalaması söyleyen bir anne bu davranışı kendisi yapmıyorsa, çocuğun davranışı yapması beklenemez, çünkü çocuklar çoğunlukla MODEL alarak öğrenirler.

Kurallar konusunda çocuğunuzla güç savaşına girmekten kaçının. Örneğin tekrar tekrar bir şeyi yapmamasını söylemeyin.

Mümkün oldukça az kural konulmalı:  Ne kadar çok kural varsa o kadar çok risk vardır. Bu nedenle küçük yaşlarda kural sayısının az olması gerekmektedir. Bu konuda temel ölçülerden biri ‘’yaşı kadar kural koymak’’ olabilir. 5-6 yaşlarındaki bir çocuk için 5-6 kuraldan fazlasına gerek olmayabilir. Kurallı aile olmak adına çocuk çok sıkılmamalıdır. Kuralsızlık kadar fazla kural koymak da doğru değildir.

Gerek dikkat sürelerinin azlığı gerekse zihinsel becerilerinin soyut kavramları anlamak için yeterli olmayışı nedeniyle çocuklar anne babalarının yaptığı açıklamaları dinlemekte, akılda tutmakta ve anlamakta zorlanabilirler. Bu nedenle fazla açıklama yapmak yerine çocuğa neyin uygun olup, neyin uygun olmadığı kısa ve basit bir şekilde anlatılmalıdır.

Kural koyarken, çocuğun da görüşü alınmalı:    Yetişkinin kendi isteği doğrultusunda kural koyması çocuğun gelişimine katkı sağlamaz. Aksine ilişkideki kuralları hep yetişkin koyuyorsa, çocuğun değerlilik duygusu engellendiğinde öfke duygusu beslenmiş olur. Kuralları çocuğunuzla paylaşmak için bir aile toplantısı düzenleyebilirsiniz. Bu toplantıda çocuğunuz da istediği kuralları paylaşabilir. Aile içinde ona da söz hakkının tanınması, kuralları benimsemesi için oldukça önemlidir. Kuralları önceden belirlemeniz ve çocuğunuzla hangi kuralın ne zaman geçerli olduğunu konuşmanız gerekir. Böylece anne babanın beklentileri karşılıksız kalmaz.

Kuralların nedenleri açıklanmalı: Çocuğun kurallara uyması isteniyorsa bunun nedenleri açıkça anlatılmalı.

Kurallar tabulaştırılmamalı: İhtiyacı karşılamayan ya da çocuğun gelişimini desteklemeyen kurallar değiştirilmelidir. Sonuçta bir kuraldan beklenen, ilişkileri düzene koymak kaliteyi artırmaktır.

Kurallara uyulduğu süreç içerisinde sürekli ödüllendirilmemeli: Çocuk kurala uydu diye ödüle gerek yoktur. Yapılan her olumlu davranıştan sonra ödül vermek, verilen ödülün değerini azaltır.

Çünkü kurala uymak bir sorumluluktur. Ancak yeni bir kural konmuş ve bu kurala alışılması için zamana ihtiyaç varsa belirli ölçülerde ödüllendirme yapılabilir. Örneğin; Dikkat ettim birlikte koyduğum kurala uyuyorsun, buna çok sevindim. Kurallara uymaya çalıştığını fark ediyorum ve buna seviniyorum ya da bir hafta boyunca akşam yemeğinde sofraya oturup yemek yiyen bir çocuğu,  hafta sonu yemeğe götürerek ödüllendirmek doğrudur; ama her akşam yemekten sonra ona çikolata vermek doğru değildir.

Çocukların davranışlarını sebepsizce sınırlamak da doğru değildir Bu, özellikle küçük çocuklarda gözlenen bir durumdur. 1-3 yaş arasındaki çocuklar çevreyi keşfetme çabası içinde oldukları için, her şeye bakmak, her yere gitmek isterler. Genelde anne babalarda onların her yaptıklarına hayır yapma, alma, gitme gibi tepkiler verip, onları durdurmaya çalışırlar.

Unutmayalım ki, kurallar sadece çocuklar için değil, anne babalar için de geçerli olmalıdır.

Çocuğa konulan kurallar konusunda diğer aile bireyleri de bilgilendirilmelidir. Aile büyüklerine kurallar, ödül ve cezalar ile ilgili bilgi verilmeli. Aksi halde çocuklar her bireye göre farklı davranış geliştirecek onların tutum ve davranışlarını kendi istekleri doğrultusunda kullanacaktır.

ÇOCUĞUNUZ KOYDUĞUNUZ KURALLARA UYMUYORSA;

Kurallara uyulmadığı durumlarda, kimi zaman görmezden gelme kimi zaman küçük hatırlatmalar yapma kimi zaman da kurallara neden uyulmadığı konusunda konuşmalar yapma gibi yöntemler denenmelidir. Eğer bunlar etkili olmuyorsa o zaman küçük mahrum bırakmalar yapılmalıdır. Örneğin bir sonraki etkinlik/oyun süresinde azaltma, yapılacak bir plandan vazgeçme)

Kuralı tekrarlarken, “lütfen, rica etsem” gibi sözcükler yerine, kararlı ancak sert olmayan bir ses tonu ile, “…….yapmanı bekliyorum” gibi cümleler kullanmayı deneyin.

Kuralı tekrarladıktan sonra, çocuğunuz hala uymayı reddediyorsa, Örneğin; “Peki, üstüne hırkanı giymediğin ve hava çok soğuk olduğu için, bu şekilde dışarı çıkmıyoruz” diyerek, davranışının sonucunu yaşamasını sağlayın.

Kurallara uymamak bazen anne babaya karşı tavır, bazen ilgi ihtiyacı, bazen ise uygun olmayan ebeveyn tavırlarından kaynaklanabilir. Bu nedenle, sorunun esas çözümü, çocuk kurala uymadığı anda değil, genel hayatında yapılacak düzenlemelerdedir.

Kuralları öğrenen çocuk;

Düşünerek kurallara uygun davranma becerilerini geliştirecek.

Hareketlerinin doğuracağı sonucu algılayacak.

Okul ve okul dışında başarılı olmasını sağlayacak bilgi ve kuralları öğrenecek.

Herkesin uyduğu ortak kurallara göre davranacak.

ÇOCUĞUNUZA;

Örnek olmak.

Çocuğunuza seçme şansı vermek.

Konuşurken ben dilini kullanmak.

Doğru davranışı zamanında övmek.

Gerçekten gerekliyse ve kararlıysanız HAYIR demek.

Aynı fikirde olmadığınız zamanlarda saygı gösterip pozitif öneriler sunmak.

Bağımsızlık duygularını destekleyerek sorumluluk almaları konusunda fırsatlar yaratmak etkili bir iletişim için dikkat edilmesi gereken en önemli noktadır.

KAYNAK: Mackenzie, R.J. ”Çocuğunuza Sınır Koyma” , Yard. Doç. Dr. Oktay AYDIN

 

 

TED ESKİŞEHİR KOLEJİ ÖZEL ANAOKULU

                                PDR UZMANI

                                  MERVE ÜSTÜN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>