Facebook Twitter
Home 2016-2017 SINAV MOTİVASYONU
formats

SINAV MOTİVASYONU

Tarih 07 Kasım 2016, yazar içinde 2016-2017, TEOG, Yazılar.

TEOG sınavına az bir zaman kaldı. Başarı, onu istediğiniz takdirde gelecektir. Hayatın içine girmeye başladığınız zaman, hayatla mücadele etmeye başladığınız zaman, kendi küçük hayatınızdan, dünyanızdan dışarıya çıkıp olaylara baktığınız zaman göreceksiniz ki, başarı ancak istendiği takdirde geliyor.

Her şey insanın kafasında bitiyor. Her şey… Başarı, başarısızlık, mutluluk, mutsuzluk, galip gelme, mağlup gelme… Bireysel sporla ilgilenen arkadaşlarım daha yakından bilirler. Maça çıkmadan önce maçı ya kazanırsınız ya kaybedersiniz. Maç soyunma odasında kazanılır veya kaybedilir. Sınav; sınav tarihinde, sınav salonunda, sınav gününde değil daha öncesinden ya kazanılır ya kaybedilir. Eğer kazanamayacağınızı düşünürseniz, kazanamazsınız. Futbol takımında oynuyorsanız, okullar arası futbol maçı diyelim. Daha maça çıkmadan, soyunma odasında, “Mümkün değil onlar çok güçlü. Müthiş kadroları var. Bizim onları yenmemiz mümkün değil. Fark yemesek iyi.” gibi bir düşünceniz varsa bilin ki siz kafada zaten yenilmişsinizdir çıkmanıza gerek yok. Kesin mağlup olacaksınız.

Onun için her şey önce beyinde kazanılıyor. Galibiyet de, başarı da, mutluluk da, hedeflere ulaşma da. Unutmayın bütün büyük başarılar da bir zamanlar hayaldi. Önce kafada başarılmıştı. Önce kafatasının içinde onu hayal etmişti. Başardığını, her anını, her saniyesini, başarıya gidecek olan her adımı tek tek görebilmişti. Görenler zaten başarıyı yakalıyor. Onu göremeyenlerin başarılı olma şansları yok. Görebiliyor musunuz? Kafanızda tasarlayabiliyor musunuz? O kazanmayı hayal ettiğiniz okulları, sizi o okula götürecek, o okulun bahçesinden içeriye alacak, o okula kayıt yapmanızı sağlayacak adımları… Her adımı görebiliyor, hayal edebiliyorsanız, gecenin saat on ikisinde yatağa yatarak uyumaya çalıştığınız zaman daha uyuyamazken, hayallerinizin onunla bir olduğunu görebiliyor musunuz? Sizi gece yatağa sokmuyor, uykuyu gözünüze sokmuyor, sabah daha güneş doğmadan sizi yataktan fırlatıyor mu hayalleriniz, idealleriniz?

Bilin ki o zaman o hayaller ve idealler gerçektir. Kafanızda o hayali gerçekleştirdiğinize inanmışsınızdır ve o hayalin sadece önümüzdeki günlerde, yıllarda gerçek olduğunu göreceksiniz. Gerçekleşmiş halini göreceksiniz ve o gerçekleştiği gün şunu söyleyeceksiniz: “Ben bu filmi daha önce izlemiştim. Sanki ben bunu yaşadım.” Evet, yaşadınız. Çünkü siz onu milyonlarca defa beyninizden, kalbinizden, yüreğinizden geçirdiniz.

Düşündüğünüz her şey gerçektir. Psikoterapinin ilkesidir. Düşünülen her şey gerçek olur. Her şey… İyi düşünürseniz de, kötü düşünürseniz de, kazanamayacağınızı düşünürseniz de gerçek olur. Bunu nereden biliyorsunuz? Bakın bu bizim inancımızda da var. Her şeyin beyinde başlayıp beyinde bittiğini göz ardı etmeyin.

Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz. Yükselmek mi istiyorsunuz, mevcut durumunuzdan memnun değil misiniz? Daha ileriye mi gitmek istiyorsunuz? O zaman yükselmek için yüksek düşünün. Yüksek düşünerek, yükseklere ulaşırsınız. Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız. Bir nevi bir mücadeledir. Kazananlar her zaman en güçlü ya da en hızlı olanlar değil er ya da geç kazanan kişi kazanacağını önceden düşünebilen kişidir. Önceden kazandığını düşünmek. İstediğiniz, hayal ettiğiniz ve arzuladığınız zaman bilin ki hiçbir şeyin sizden kurtulma şansı yoktur. Başarılar, hayaller ve idealler sizi, duyarlı gençleri bekliyor. Bunlara lütfen duyarlı kalalım. Duyarlı olduğunuz zaman göreceksiniz ki gerçekten yapamayacağınız, başaramayacağınız hiçbir şey yok.

Aslında hayatınızda her zaman size doping etkisini yapacak o kadar çok unsur var ki; bir karıncaya bakarsınız, o karıncanın küçük cılız vücuduna rağmen hayatla nasıl mücadele ettiğini görürsünüz. Bir kelebeğin o muhteşem Yaratıcının yarattığı insan olarak bizim bile korktuğumuz bu hayatta doğayla, olaylarla, insanlarla, hayatla nasıl mücadele ettiğini, nasıl pes etmediğini görürsünüz. Bu size bir doping etkisi yapar. Dönersiniz hayatınıza; siz de asla vazgeçmezsiniz devam edersiniz. Etrafınıza dikkatli baktığınız zaman gerçekten size doping etkisi olacak sizi başarıya doğru götürecek başarılı olmak için motive edecek çok unsur var… Motive sizin içinizde, yüreğinizde, kalbinizde… “Ben bu sınava neden giriyorum? Bu sınavı gerçekten kazanmak zorunda mıyım? Kazanmalı mıyım? Kazanmak için ne yapmam lazım? Bu sınavı kazandığım takdirde hayatımda neler değişecek?” Bunun gibi soruları kendinize sormanız lazım.

Yenilgi diye bir şey yok. Yenilgiyi siz kabul ettiğiniz zaman vardır. Eğer yenilgiyi kabul etmiyorsanız bilin ki yenilgi hayattır. Yenilmeyecek miyiz? Yenileceğiz. Yere düşeceğiz, mağlup olacağız, kaybedeceğiz ama önemli olan düştüğümüz yerden tekrar ayağa kalkabilmek. Tekrar o hayallerin, ideallerin peşinde koşabilmek, vazgeçmemek.

Ve son olarak; “İçindeki düşü uyandır! Düşlere uyan… Çünkü düş, gerçekleşmek ister.” Tayfun Topaloğlu

Kaynakça

http://www.sitkiaslanhan.com/sinava-girecek-genclere-beyin-motivasyonu/

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>