TED ESKİŞEHİR KOLEJİ PDR BLOG SAYFASI - Eğitimde Bir TÜRKİYE Markası!
Facebook Twitter YouTube
formats

TED OKULLARI PDR UZMANLARI HİZMETİÇİ EĞİTİM PROGRAMINA KATILDIK

Tarih 24 Ekim 2012, yazar içinde Genel.

    4-5 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenen, Türkiye’deki 25 TED Okulundan 19’unun katıldığı eğitim programına TED Eskişehir Koleji rehberlik servisi uzmanları olarak biz de hevesle katıldık. Çünkü bu eğitim, Türk Eğitim Derneği’nin sadece PDR uzmanlarına yönelik bir organizasyonu olması açısından bir ilk niteliğinde.

(daha&helliip;)

formats

ANKARA’YA GİDİYORUZ

Tarih 24 Ekim 2012, yazar içinde Genel.

    Öğrencilerimizin seçecekleri üniversiteler yön vermek, motivasyonlarını arttırmak için planladığımız üniversite gezilerinin ilkini 6 Kasım 2012 tarihinde Ankara’ya yapıyoruz. Atatürk haftası nedeniyle gezimiz Anıtkabir ziyaretiyle başlayacak sonrasında TED Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, ODTÜ, Ankara Üniversitesi gibi Türkiye’nin önde gelen Üniversitelerinin yanısıra öğrencilerimizi, Orjinal Vücut Dünyası Sergisi “Body Worlds” sergisine götürmeyi planlıyoruz.

formats

SEÇME KARİKATÜRLER

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde Görseller, TeknoRehber.


(daha&helliip;)

formats

YASLA BAŞ ETMEDE ÇOCUKLARA YARDIM*

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde 2012 - 2013.

    Yetişkinler gibi çocuklar da yas tutarlar. Henüz konuşmaya başlamamış çocuklar bile sevdikleri birinin kaybında yas tutarlar. Ancak bu yas sürecinin aile içindeki yönetimi, yasın travmatik boyuta ulaşıp ulaşmayacağını belirleyen etkendir.  Daha açık bir ifadeyle; çocuğun ölüme ilişkin gösterdiği tepkinin ne olacağı, sevilen birinin ölümü durumunda yetişkinlerin sergiledikleri davranış şekline oldukça bağlıdır. Bazı durumlarda yetişkinler, duydukları acı ve üzüntünün çocuğa bulaşması kaygısı ile ölümle ilgili konuşmak istemezler. Ancak gerçek çok basittir: çocuk zaten yas tutacaktır.

    Çocuklar ölüm hakkında açıkça konuşabilen yetişkinler, onun sevilen birinin ölümünde yas tutmanın son derece doğal bir duygu olduğunu anlamasına yardımcı olurlar. Çocuklar böyle bir durumda ağlamanın, üzgün olmanın yetişkinler tarafından kabul edilen bir şey olduğunu ve o anda duyulan acının sonsuza kadar sürmeyeceğini hissederler. Sevilen birinin kaybında çocuğa duygularının, korkularının ve isteklerinin anlaşılacağını gösteren bir ortamın sağlanması çok önemlidir. Çocukla ilgilenen yetişkinler bu duyguların utanılacak ya da gizlenecek bir tarafı olmadığını, tersine bu duyguların doğal olduğunu çocukla konuşmalıdırlar. Bunun en basit yolu, ölüme ilişkin kendi duygularınızdan bahsederek onlara model olmaktır. Ölüm ve sonrasında gelen yaşantılar hiç olmamış gibi davranıldığında ise çocuklar yaşanan ölüm olayının verdiği acıdan çok, yalnız bırakılmaktan, kendilerini izole hissetmekten dolayı acı çekerler. Daha kötüsü de yas sürecinde kendilerini yapayalnız hissederler. (daha&helliip;)

formats

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM BUDANMAMALIDIR, ÇÜNKÜ…

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde 2011 - 2012.

    İlköğretim öncesi verilen okulöncesi eğitim, gelişmiş ülkelerde zorunlu olup ilgili yaş döneminin %100’ünü kapsamaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı 2010-2011 istatistiklerine göre Türkiye’de bu oran 60-72 ay çocukları için %67’dir. Hedefimiz, bu oranı %100’e ulaştırmak olması gerekirken öne sürülen eğitim reformunda 1. sınıfa başlama yaşının bir yıl erkene alınmasının önü açılmıştır. Bizler, Türk Eğitim Derneği bünyesinde emek veren eğitimciler olarak yapılması planlanan bu değişikliği çeşitli başlıklar altında irdelemek istiyoruz.

    İlköğretime başlama yaşı 72 aydan itibaren olmalı çünkü;
    1) Türkiye’de 1985 yılında bir pilot uygulama yapılmış; ilköğretime başlama yaşı altı olarak kabul edilmiş ve bu yaş grubundaki çocuklar ilköğretim birinci sınıfa kaydedilmiştir. Ancak programın uygulanmasında, araç gereç ve ortam yönlerinden gerekli ön hazırlıklar yapılmadığından bazı sorunlar yaşanmıştır. Daha sonra bu uygulamadan vazgeçilmiştir (Çetinkaya, 2006). Şu anda bile birçok okul araç gereç ve ortam açısından desteğe gereksinim duyarken hatta birçok okulda hala alan uzmanı öğretmen açığı varken, yeni geliştirilen sistemle, 1985 Türkiyesinde yaşanan sorunların benzerleri yeniden yaşanabilir. (daha&helliip;)

formats

DUYGUSAL ZEKÂSI GELİŞMİŞ ÇOCUKLAR YETİŞTİREBİLME

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde 2011 - 2012.
  • Cambridge Üniversitesi’ndeki Clay Matematik Enstitüsü tarafından dünyada matematik dehası olarak kabul edilen, enstitünün koyduğu 1 milyon dolar değerindeki 7 matematik muammasından biri olan Poincaré sanısını çok genç yaşında çözen Rus matematikçi Dr. Grigory Perelman, kendini toplumdan soyutladığı için yalnız ve sefalet dolu bir ömür yaşamaktadır. Perelman son röportajında kendisini “beceriksiz bir işsiz” olarak tanımlamıştır.

 

  • Başarılı bir müzik eğitimi sonrası müzik yaşamının zirvesine ulaşan Amy Winehouse’un, ardından milyonları sürüklerken kendi iç yalnızlığı sonucu uyuşturucu bağımlısı olması neyle açıklanabilir?

  (daha&helliip;)

formats

OKUL OLGUNLUĞU

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde 2011 - 2012.

    Çocuğun okul yaşantısının başlangıcı olan 1.sınıf onun hayatında çok önemli bir deneyimdir. Çocuğun öğrenme ve eğitim süreciyle ilk tanışması, ilk deneyimlerini yaşadığı 1.sınıf, onun bütün okul hayatı boyunca “okul ve eğitim” kavramlarını nasıl algılayacağını belirlemektedir.  Okul olgunluğu, çocuğun fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimi açısından belirli bir düzeye gelmesi ve okulda kendisinden beklenilenleri başarılı bir şekilde yerine getirmeye hazır olmasıdır.  Okul olgunluğuna erişmiş bir çocuk ondan beklentileri rahatlıkla yerine getirebildiği için okula karşı olumlu duygular ve olumlu bir tutum geliştirecektir. Okul olgunluğuna erişmemiş bir çocuk 1.sınıfa başladığında çok zorlanacak, beklentileri yerine getiremeyecek,  okula karşı ve kendine yönelik olumsuz duygular oluşmaya başlayacak ve belki de en önemlisi öğrenme motivasyonunu kaybetmiş olacaktır. (daha&helliip;)

formats

DUYGUSAL ZEKÂ GELİŞİMİNDE KİTAPLARIN ROLÜ

    Çocuklar her geçen gün biraz daha artan bir görsel ve işitsel bilgi akışıyla karşı karşıyalar. Bilgi akışı bu denli yoğun olarak sürmesine rağmen, çocuklarımızın donanımına en büyük katkıyı yapacak ve onları farklılaştıracak en önemli kaynak, galiba kitaplar. Özellikle okul öncesi dönem, kitap sevgisinin aşılanabileceğini, ebeveynin çocuğuna kitap okurken onunla en keyifli ve özel anları paylaşabileceği yaşlar.

    Okunan öyküde işlenen bir konu ve durum üzerine tartışmak, öykünün mesajlarını çocukla birlikte değerlendirmek, öyküdeki kahramanların davranışları, duyguları ve seçimleri üzerine sohbetler yapmak çocuklar için keyifli ve öğretici anların başında gelecektir. Çocuklar kitaplarda kahramanlar, olaylar, sorunlar ve ikilemlerle karşılaşırlar. Kitap kahramanları bazen yanlış davranışlarda bulunur, duygularını kontrol edemezler. Bu bakımdan yaşamın bir benzeri olan kitaplar, çocuklar için aslında önemli bir model alma kaynağıdır. (daha&helliip;)

formats

KARDEŞLER ARASI İLİŞKİLER

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde 2011 - 2012.

    Çocuk gelişimi, psikoloji gibi alanlarda en çok araştırma yapılan konulardan biri kardeşler arasındaki ilişkilerdir. Kardeşler birbirleri için hem bir özdeşim modeli oluşturur; hem de sevgi, güven, paylaşma, yardımlaşma gibi duyguların sergilenmesi için doğal bir ortam sağlar. Kardeşin doğumu çocuklarda genellikle büyük bir ilgi, koruyuculuk ve sorumluluk duygusu uyandırır. Kardeşin varlığı çocuğun çevresini zenginleştirebilmekte; özellikle yaşça büyük çocukların daha gelişmiş hayali oyunlarını kardeşleriyle birlikte oynamaları, duygusal ve zihinsel gelişim açısından destekleyici olabilmektedir. (daha&helliip;)

formats

“UYUM” DEYİNCE…

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde 2011 - 2012.

    Değerli anneler ve babalar,

    Ekim ve Kasım ayları okullar için heyecanlı başlangıçların ve merhabaların aylarıdır. 2011-2012 öğretim yılı boyunca anaokulumuzda yapılanları sizlerle paylaşacağımız bu bülten aracılığıyla sizlere bir kez daha içten bir “MERHABA!” demek istiyorum.

    Çocuklarımız okula “MERHABA!” derken, siz ailelerin de biz eğitimcilerin de en çok istediği şey onların okula uyum sağlamaları ve okulda mutlu olmalarıdır. Okulun ilk ayları, yani içinde bulunduğumuz aylar bu açıdan oldukça kritik bir öneme sahip. Ben de bültenimizin bu sayısında uyum konusundan bahsetmek istiyorum. (daha&helliip;)

formats

ÇOCUK HAKLARI

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde 2011 - 2012.

     Günümüzden yüzyılı aşkın bir süre önce birçok insan, küçük çocukların zor koşullar altında ve uzun saatler boyunca bir lokma ekmek parası kazanabilmek için çalışmak zorunda olmasında bir gariplik görmüyordu. O sıralarda dünyaya gelen çocukların yarıdan fazlasının önlenebilir hastalıklardan kaybedilmeleri de olağan karşılanıyordu. O yıllarda çocukların büyük çoğunluğu çok kısa ve acılı yaşamlar sürmüş, cehalete ve ürkütücü yoksulluğa mahkûm olmuşlardı. Benzeri durumlar ne yazık ki günümüzde de tamamen ortadan kalkmış durumda değil. Ancak yaşanan birçok aksaklığa rağmen, çocuk hakları konusundaki gelişmeler toplumsal hayatta önemli ölçüde işlerlik kazanmış durumda. Bizler de bu haklardan yararlananlar olarak bunu son derece olağan karşılayıp kendimizden öncekilerin bu konuda ne denli zorluklarla karşılaştıklarının farkında olmayabiliriz. Bu nedenle bu yazıda çocuk haklarının hangi aşamalardan geçerek bugüne geldiğini ve çocukların kendi seslerini duyurabildikleri iyi örnek niteliğindeki çalışmaları sizlere aktarmak istiyoruz. (daha&helliip;)

formats

TED ESKİŞEHİR KOLEJİNDE KOÇLUK ÇALIŞMALARI BU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINDA DA TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR!

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde Genel.

    “Coaching” kelimesi, İngilizcede değerli malların bir noktadan diğerine taşınması için kullanılan bir ulaşım aracına verilen isim olarak ilk kez 1500’lü yıllarda kullanılmış ve halen de kullanılmaktadır. Bugün “koçluk” kelimesinin iş yaşamındaki kullanım alanına baktığımızda, kelimenin bu orijinal anlamını halen koruduğunu görüyoruz. Koçluk, değerli bir kişinin bulunduğu noktadan başka bir noktaya ulaşmasını sağlayacak bir araç, bir hizmettir.

    Koçluk; eğitim ortamında bir koç ve öğrenci arasında kurulan, öğrencinin gelişimini destekleme amaçlı bir güç birliğidir. Eğitim ortamında koçluk öğrencinin; kendini tanımasına, kendisinde geliştirebileceği alanlarla ilgili hedefler belirlemesine, öğrenme sürecinde motive olmasına, organizasyon becerileri ve sorumluluk duygusu geliştirmesine yardım eder; karşılaşabileceği problemlerle baş etmesine destek olur.

    TED Eskişehir Koleji olarak üç senedir okulumuzda koçluk çalışmalarını en etkili şekilde yürütmekteyiz. Uyguladığımız koçluk sistemiyle Eskişehir’de bu konuda yine öncü kurum olduk. Öğrenci ve koç öğretmen eşleştirmeleri rehberlik servisinin desteğiyle tamamlandı. Tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize birlikte olmanın verdiği güvenle keyifli çalışmalar diliyoruz…

formats

OFİS ve ETÜT ÇALIŞMALARI BAŞLADI.

Tarih 22 Ekim 2012, yazar içinde Genel.

    Rehberlik servisi olarak öğrencilerimizin kendilerini yetersiz gördükleri, takviyeye ihtiyaç duydukları konularla ilgili sınav sonuçlarını ve öğretmen fikirlerini baz alarak etüt çalışmalarımızı her hafta düzenli olarak planlıyoruz. (daha&helliip;)

formats

KULÜP SEÇİMLERİ YAPILDI!

Tarih 22 Ekim 2012, yazar içinde Genel.

    Okul hayatını zenginleştiren, farklılaştıran, kendimize ufak molalar vermemizi sağlayan, aynı ilgi alanlarına sahip öğrencilerimizi bir araya getiren kulüp seçimlerimiz yapıldı.

    Kulüp seçimleri öncesinde öğrencilere bu yılki kulüplerimizin faaliyet alanlarıyla ilgili bilgiler verildi. İlgileri doğrultusunda tercih ettikleri kulüplere öğrencilerin dağılımları yapıldı. (daha&helliip;)