– ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜ TANIMAYA BAŞLAMASI
Facebook Twitter YouTube
Home Anaokulu ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜ TANIMAYA BAŞLAMASI
formats

ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜ TANIMAYA BAŞLAMASI

Tarih 02 Nisan 2018, yazar içinde Anaokulu, Genel.

hayatin_gercegi_olum_cocuklara_nasil_anlatilir

Ölüm belki de hakkında konuşulması en zor konulardan biridir. Ancak hayatın aynı zamanda kaçınılmaz bir parçası olması nedeniyle bizi onunla ilgili konuşmaya ve düşünmeye zorlar. Çocukların bir kısmı okul öncesi dönemde bu konu hakkında sorular sormaya başlarken bir kısmı ise hiç sormayıp konuşmayabilir. Çünkü çocuklar bu yaşlarda genellikle en az bir kez sokakta ölmüş bir hayvan görmüş, televizyonda bir ölüm haberi duymuş, bir kitapta ölümden bahsedildiğini dinlemiş ya da oyunlarında ölümü canlandırmıştır. Çocuklar biz farkında olduklarını düşünmediğimiz zamanlarda aslında yavaş yavaş ölümü tanımaya başlarlar. Dolayısıyla öncelikle anne-babanın bu konuda konuşmaya hazır hissetmesi ve “bu konu hakkında konuşmakta bir problem yok” mesajını vermesi önemlidir. Bunu takiben de çocuk bir soru sorduğunda dikkat edilecek en önemli detay “varsaymamak”, ne sorduğunu, neyi öğrenmeye çalıştığını ve bu konuda ne bildiğini iyi anlamak ve o sırada neyi soruyorsa ona yönelik az ve öz bilgiyi vermek olmalıdır. Böylece ebeveynlerin çocuğun olası yanlış anlamalarını, korku ve kaygılarını da keşfetme fırsatı olur.

ÖLÜMÜ KONUŞURKEN UYGUN OLMAYAN TUTUMLAR

Ölüm hakkında konuşurken yanlış iki tutum sergilenebiliyor. Bunlardan biri “kaçınmak” diğeri ise “yüzleştirmek”tir. Kaçınmak, yüzünüzden, sesinizden, duruşunuzdan sizin için bu konunun üzüntü verici bir konu olduğunu hemen okuma üstün yeteneğine sahip muhteşem gözlemcinin “eğer annem ve babam bununla ilgili konuşmuyorsa bu kötü bir şey olmalı, en iyisi ben de konuşmayayım” ya da “ben bu konuda konuşmamalıyım çünkü bu konu anne ve babamı üzüyor” demesine ve etki olarak belki daha çok kaygılanmasına ve size nasıl hissettiğini söyleyememesine neden olabilir. Bilinmeyenin korkusu çocuklar için her zaman gerçekle karşılaşmaktan daha zor baş edilen bir durumdur.

Bununla birlikte bir diğer uygun olmayan yaklaşım olan yüzleştirmek, çocukları anlamayacakları ya da bilmek istemeyecekleri bilgilerle karşı karşıya bırakmayı içerir. Hassas konuların hepsinde olduğu gibi bu konuda da çocukları konuşmaya yüreklendirirken kaçınmakla yüzleştirmek arasındaki dengenin kurulması gereklidir.

ÇOCUKLARLA ÖLÜMÜ KONUŞURKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Kendi zihninizde bu soruya yönelik basit, kısa ve yaşlarına uygun bir cevap hazırlayın.
  • Kendi duygularınızla ilgili dürüst olun.
  • Çocuklar anne-babalarının her şeyi bildiklerini düşünürler ancak siz cevaplayamayacağınız bir soru ile karşılaşırsanız dürüstçe ‘ben bu sorunun cevabını bilmiyorum ama senin için bunu öğrenebilirim’ deyin. Çocukların bu konuda konuşmaya istekli ve hazır oldukları zamanlara duyarlı olun.
  • Bazen çocukların gerçekten ne sorduklarını “duymak” kolay olmayabilir. Bu konuda sorduğunu anlamak için sorusuna soruyla karşılık vermek gerekebilir. Örneğin;

Ölmek ne demek? Diye soran bir çocuğa sen ölüm hakkında ne düşünüyorsun? Diye soru ile karşılık verebiliriz böylelikle ne öğrenmeye çalıştığını anlayabiliriz.

EN ÖNEMLİSİ ; Aslında her sorunun sizin ölüp ölmeyeceğinize ve kendisine ne olacağına dair bir soruyu içerdiğini unutmayın. Bu konuda ona sakince güvence verin “ben yanındayım, buradayım, ben seninle uzun yıllar birlikte olmayı, uzun yıllar yaşamayı planlıyorum” deyin.

ÇOCUKLAR ÖLÜM KAVRAMI İLE BİR ŞEKİLDE KARŞILAŞIR

Çocuklar da ölüm kavramı ile bir şekilde tanışırlar. Bu süreç genellikle okul öncesi dönemde başlar. Merak ederler, kaygılanırlar, şaşırırlar… Özellikle de yakınlarının kaybından ve yalnız kalmaktan korkabilirler. Küçük yaşlarda iken ölümün gerçeğini tam olarak kavrayamayan çocuklar ilkokul yıllarında ölümün geri dönüşü olmayan bir süreç olduğunu daha iyi anlarlar. Ölüm gibi bir kavramı çocuklara anlatmak gerçekten de bir çok yetişkini oldukça zorlar. 5-6 yaşlarından itibaren çocuklar anne-babaları terletecek şekilde bir çok soru sorar ve onları sıkıştırmaya başlar:

-Ölmek ne demek? Ölünce ne oluyor? Ölenler nereye gidiyor?

-Anne, siz ölecek misiniz? Ben sizden ayrılmak istemiyorum.

-Ben hiç büyümek istemiyorum, çünkü büyükler ölüyor.

ÇOCUKLARA ÖLÜMÜ NASIL ANLATMAK GEREKİR

Ölümü anlatmak zordur; özellikle de bir çocuğa… Genelde yaptığımız sorularını geçiştirmek ve tatmin edici olmayan cevaplar vermektir. Oysa bu doğru değil. Çocuğunuzun yaşını dikkate alarak doğru ve gerçekçi bilgiler vermeniz gerekir. İnsanlar doğar, büyür ve ölür. Siz de ölüm kelimesini kullanmaktan çekinmeyin. Ölüm nefes almak, acıkmak, üşümek gibi fonksiyonların durması şeklinde anlatılabilir.  Ölen bir kişi için gitti, uyuyor gibi ifadeler kullanmayın, öldü deyin. Ölümü hastalık ya da yaşlılıkla ilişkilendirmeyin. Özellikle uykuya ilişkin açıklamalarda bulunmayın. Bu durumda küçük çocuklar sevdiklerinin bir gün uyanacaklarını düşünürler. “Uzun ve bir daha uyanmayacağı bir uykuya daldı” gibi yaklaşımlar çocukları uykudan korkar duruma getirebilir. Anne-babalarının uyuması halinde de huzursuz olurlar. Çocuğun sorularını geçiştirmek ve tatmin edici olmayan cevaplar vermek, abartılı ve ayrıntılı açıklamalar yaparak kafa karıştırmak, “Toprağın altına gömülür’’ gibi açıklamalar yapmak çok da uygun olmayacaktır. ‘Dünyadaki tüm canlıların bir yaşam süresi olduğunu, yaşam süresi bitince ölündüğünü’ söyleyin. Ölen bir kişinin nereye gittiğini sorarsa “o öldü, ölen kişileri bir daha göremiyoruz ama onlara olan sevgimizi hep hissederiz, istersen birlikte resimlerine bakabiliriz, onunla ilgili konuşabiliriz” diyebilirsiniz (kendi duygularınızla ilgili dürüst olacağınız, özleminizi anlatacağınız önemli anlardan biri)

Ölen kişilerin gömülmesi bu yaş grubundaki çocukları zorlayıcı bir bilgidir. Dolayısıyla sorduklarında mezarlıkları ‘ölen kişileri hatırlamak için isimlerini yazdığımız taşların olduğu yerler’ olarak tarif etmek ve çocukları okul öncesi dönemde bir cenaze törenine götürmemek daha uygundur.

Çocuk çok hasta olan bir kişiyi görmek isterse burada uygun karar çocuğa, hastaya ve duruma göre değişecektir. Hastane ortamının uygunluğu, hasta kişinin durumu, çocuğun özellikleri iyi değerlendirilmelidir. Telefon etmek ve çocuğun kart ya da mektup yazmak yoluyla iletişim kurması duruma göre tercih edilebilir.

Çocuğunuzla konuşun, onu dinleyin, destekleyin. Size pek çok soru sorabilir. Aynı soruları tekrar tekrar yanıtlarken sabırlı ve anlayışlı davranın çünkü sorular çocuğun hissettiği karmaşa ve belirsizliği gösterir, iyileşme yöntemidir. Gerekli durumlarda “Bilmiyorum” demekten çekinmeyin. Bazen çocuklar ölümü birebir yaşamadığı zamanda da merakları ortaya çıkabiliyor. Böyle durumlarda öncelikle çocuğun duygularını dikkatle dinleyin önemseyin, korku ve kaygılarını anladığınızı ona hissettirin. Ölen kişinin anısına ağaç dikmek, hatıra defteri oluşturmak gibi etkinliklere yöneltebilirsiniz. Ölümü konu alan kitapları okumak yararlı olabilir. Ölümü anlatırken çocukların anlayabileceği somut bir dil kullanmak gerekir. Yapılan açıklamadan sonra çocuğun duyguları bastırılmamalı, yas durumunu yaşamasına izin verilmeli. Sürekli sorular sorarak müdahalede bulunulmamalıdır. Konuşmak isterse dinlenilmeli, yeni sorular sorarsa cevaplamalı ama konuşmak istemezse de zorlamamalı.

YAS SÜRECİNDE ÇOCUKLARDA MEYDANA GELEN ÖZELLİKLER

Ölüm çocuklara ne kadar iyi anlatılırsa anlatılsın bir yakının özelliklede ebeveynlerinden birinin kaybı dayanılması güç bir olaydır. Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da bir yas süreci meydana gelecektir. Bu süreçte çocuklarda; alt ıslatma, kekemelik, tırnak yeme, saldırganlık, hırçınlık gibi uyum ve davranış bozuklukları görülebilir. Bunlar dışında kabuslar, korkular, uykusuzluk, yeme problemleri ağrılar okul başarısızlığı, içine kapanma gibi durumlarda gözlenebilir. Böyle durumlarda bir uzmandan destek alınması gerekir.

 

KAYNAK: Talking to Children about Death, Pedegog Dr. Melda Alantar, Yard.Doç. Dr Oktay Aydın

 

TED ESKİŞEHİR KOLEJİ ÖZEL ANAOKULU

                       PDR UZMANI

                                  MERVE ÜSTÜN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>