– ÇOCUK HAKLARI
Facebook Twitter YouTube
Home 2011 - 2012 ÇOCUK HAKLARI
formats

ÇOCUK HAKLARI

Tarih 23 Ekim 2012, yazar içinde 2011 - 2012.

     Günümüzden yüzyılı aşkın bir süre önce birçok insan, küçük çocukların zor koşullar altında ve uzun saatler boyunca bir lokma ekmek parası kazanabilmek için çalışmak zorunda olmasında bir gariplik görmüyordu. O sıralarda dünyaya gelen çocukların yarıdan fazlasının önlenebilir hastalıklardan kaybedilmeleri de olağan karşılanıyordu. O yıllarda çocukların büyük çoğunluğu çok kısa ve acılı yaşamlar sürmüş, cehalete ve ürkütücü yoksulluğa mahkûm olmuşlardı. Benzeri durumlar ne yazık ki günümüzde de tamamen ortadan kalkmış durumda değil. Ancak yaşanan birçok aksaklığa rağmen, çocuk hakları konusundaki gelişmeler toplumsal hayatta önemli ölçüde işlerlik kazanmış durumda. Bizler de bu haklardan yararlananlar olarak bunu son derece olağan karşılayıp kendimizden öncekilerin bu konuda ne denli zorluklarla karşılaştıklarının farkında olmayabiliriz. Bu nedenle bu yazıda çocuk haklarının hangi aşamalardan geçerek bugüne geldiğini ve çocukların kendi seslerini duyurabildikleri iyi örnek niteliğindeki çalışmaları sizlere aktarmak istiyoruz.

     Çocuk Hakları Sözleşmesine Giden Yol

    Bundan birkaç yüzyıl önce çocuğun korunması dâhil tüm sorumluluğu ailesine aitti. 20. Yüzyılın başlarında ilk kez çocukların da hak sahibi oldukları ve bu hakların uluslararası hukukta korunması gerektiği düşüncesi ortaya atıldı. Bu doğrultudaki ilk resmi girişimler 1912 yılında İsviçre’de, daha sonraları da Belçika’da olmuştur. Burada amaç, çocuklara ilişkin mevcut yasa ve çalışmaları toplayarak genel bir başlık altında yayınlamak ve ileride uluslararası bir anlaşma sağlamaktı. Çocuk haklarına dair bu ilgi, kronolojik sıralamayla 1920 yılında Cenevre’de “Çocuklara Yardım Birliği” adlı özel bir örgütün kurulmasını ve 1923 yılında “Cenevre Bildirgesi”nin yayınlanmasını ve bu bildirgenin daha sonra 1924’te Milletler Cemiyeti tarafından onaylanmasını sağladı. Çocukların yaşama, gelişme, korunma ve katılım hakları konularında 5 madde içeren bu bildirge, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından da kısa süre sonra imzalanmıştır.

    Birleşmiş Milletler Konseyi, kuruluşundan üç yıl sonra, 1948’de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini kabul etti. Bu beyannamede çocukların özgürlükleri ve hakları da yer almaktaydı ancak yeterli olmadığı düşünülerek daha kapsamlı bir “Çocuk Hakları Bildirgesi”nin hazırlanmasına karar verildi. Bildirge 20 Kasım 1959’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda oy birliği ile kabul edildi. 10 maddelik bu yeni bildirgede artık çocuklar arasında ayrım yapılmamasının, çocukların gelişmelerini sağlayacak tüm imkân ve olanaklardan yararlanmalarının, doğumdan itibaren bir isme ve milliyete hak kazanmalarının ve sosyal güvenlikten yararlanmalarının gerekli olduğu belirtiliyordu. Ayrıca fiziksel veya zihinsel engelli çocuklara tedavi ve bakım verilmesi isteniyor, çocukların sevgi ve anlayışa ihtiyacı olduğu ve belki de en önemlisi hepsinin eğitim hakkı olduğu vurgulanıyordu.

    1979 yılı Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Çocuk Yılı” ilan edildi. Bu süreçte çocukların haklarının uluslar arası ortamda daha bağlayıcılığı olan bir sözleşme ile kapsanması düşüncesi gelişti ve hazırlanan “Çocuk Haklarına Sözleşmesi” 1989 yılının 20 Kasımında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edildi. Türkiye’nin sözleşmeyi onaylama tarihi ise 27 Ocak 1995’tir.

    Çocuk Hakları Sözleşmesi Bizlere Ne Söyler?

    Çocuk Hakları Sözleşmesi, 1910’lu yıllardan başlayarak toplumda çocukların varoluşlarını güçlendirmeyi amaçlayan çocuk hakları çalışmalarının en önemli meyvelerinden biridir. Sözleşme, öncelikle anne babaya olmak üzere ailelere, topluma, öğretmenlere, sağlık çalışanlarına, hukukçulara, emniyet görevlilerine, devlete, hükümetlere ve hükümet dışı kuruluşlara (sivil toplum örgütlerine) çocuklarla ilgili sorumluluklar verir. Bu sözleşmeyi onaylayan devletlere, çocukların toplumsal ve siyasal yaşamda yaratıcı ve katılımcı bir yer alabilmesine elverişli koşulları hazırlamaları için çağrıda bulunur. Ancak bu çağrı her zaman anlamlı karşılıklar bulamamaktadır. Günümüzde çocukların haklarının korunduğu ülke sayısı, hakların ihlal edildiği ülkelerden ne yazık ki daha az. Yani çocuk hakları resmi olarak yasalarda gelişmekte ancak uygulamada büyük eksiklikler olduğu göze çarpmaktadır. Bu eksiklikleri ortadan kaldırmak için özellikle sivil toplum kuruluşları çocuklar için ve çocuklarla birlikte çocuk hakları savunuculuğu yapmak zorundadır.

    Çocuk Hakları Savunuculuğunda Çocuk Katılımı

    Çocuk hakları konusunda sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü çalışmaların odak noktalarından biri, çocukların da yetişkinler gibi ailede, okulda, sokakta, politikada yani aslında yaşamın her alanının bir parçası olarak “katılım hakkı”nı kullanmalarını sağlamaktır. Çocuğun katılım hakkının sağlanması için Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi tarafından belirlenen öncelikli ortamlar “genel politikaların belirlenmesi”, “aile”, “okul” ve “medya”dır. Komite, çocukların görüşlerini ifade etme olanağı sağlama açısından medyanın önemini vurgulayarak medyada çocukların seslerinin daha fazla duyulması gerektiğini belirtmektedir.

    Medya tüm toplumu yönlendirebilme gücüne sahip bir kurumdur. Dolayısıyla çocuğun medyaya katılımı onun doğrudan toplumsal yaşama katılımı anlamına gelir. Bu konuda dünyanın çeşitli ülkelerinde çocukların medyaya eleştirel gözle bakarak kendilerini ifade etmelerini sağlayan ilham verici pek çok iyi örnek bulunmaktadır. Çocuk ve medya okuryazarlığı alanındaki çalışmalardan bazıları aşağıda belirtilmektedir:

     The Magic Network: Dünyanın birçok yerinde medya çalışması yapan çocukları ve çocuklar için medya çalışmaları yapan yetişkinleri bir araya getirmektedir. Site UNİCEF tarafından destekleniyor (http://www.unicef.org/magic/)

     Y-Press Haber Ağı: Çocukları ve gençleri ilgilendiren konularda dünyanın çeşitli yerlerinden haberlerin bulunduğu bir çalışmadır. Özel haber dosyaları arasında Brezilya’daki sokak çocukları, Rusya’daki demokratikleşme süreci ve gençler üzerindeki etkisi, Bangladeş’teki çocuk işçiliği, Irak’ta savaş sonrası çocukların deneyimleri gibi konular bulunuyor. (http://www.ypress.org/)

    Basını takip ediyoruz! Öğrencilerle Katılımcı Medya Okuryazarlığı Çalışmaları: Çalışmada çocuklara öncelikle çocuk hakları eğitimi verilerek kavramsal bir temele sahip olmaları sağlanmaktadır. Çalışmanın ikinci basamağı gazetelerde çocuklarla ilgili haberleri eleştirel bir gözle takip edip haber eleştirisi yapmaktır. Çalışma UNICEF tarafından desteklenmektedir. ((http://www.gazeteinceleme.org/)

    Söz Küçüğün!: İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi’nin (ÇOÇA) desteğiyle Açık Radyo’da her hafta çocukların hazırlayıp sunduğu çocuk hakları hakkında farkındalık yaratmak için bir radyo programı yayınlanmakta.

    Eksi On Sekiz Medya Grubu Çalışmaları: Çocuklar tarafından oluşturulan gazete ve belgesel çalışmaları aracılığıyla kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerini ifade etmek ve bunu yaygınlaştırmak amacıyla sürdürülüyor. Çalışmalar Gündem Çocuk Derneği tarafından destekleniyor ((http://www.gundemcocuk.org/eski18/).

 

TED Eskişehir Koleji

Rehberlik Servisi

   Esin ERKMEN

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Bob Franklin (1995). Çocuk Hakları. Ayrıntı Yayınları.

    Ezgi Koman (2008). “Medyada Çocuğun Katılım Hakkı”. Ankara Barosu Çocuk Hakları Haftası Etkinlikleri El Kitapçığı.

    Ulaş Karan (2008). Eğitimde Haklar: Okullarda çocuğun bedensel, duygusal ve ruhsal sağlığının ihmal, istismar ve şiddetten korunması (taslak rapor). Eğitim Reformu Girişimi.

    Çocuk Haklarına dair Sözleşmenin Uygulanmasını İzleme ve Raporlama Projesi El Kitapçığı. Uluslararası Çocuk Merkezi.

    Çocuk Hakları ve Medya El Kitabı. I. Türkiye Çocuk Hakları Kongresi.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>